26 Nisan 2019 Cuma

Sensiz harfler

Bugün bir yaş daha aldım hayattan, sızısı kalbime mıh gibi çakılı bir ölümün ardından... Artık kanamıyorum alacalı renklerine hayat. Elimde bir fotoğraf; kanıyorum, daha önce hiç kanamadığım bir yerden, kanıyorum kanımın rengi katran... Nerde bir avuç toprak görsem sen sanıyorum anne, halim viran...

Sen ki saçımın teli düşse üzülen insan, bana onmaz bir yara bıraktın ardından. Sen zamansız gittin ellerimden, ben büyümeden yaşlandım birden... Dahası da ne biliyor musun; yaşlandıkça sana benziyorum annem... Ellerim, gözlerim ve ümit ediyorum günün birinde anneliğim...

"İyi ki doğurmuşum seni" diyenim, sensiz geçecek her yıl artar mıyım eksilir miyim bundan sonra bilemedim... Daha şimdiden yüreğim özleminden bitkin, ellerimse hala çaresiz...

Şimdi bir yan acıdan olma bir dehliz, bir yanım Deniz... Dehliz alabildiğine karanlıkken, gözün kamaşır Deniz'in maviliğinden... Yeni bir yol çıkacaktır elbet bu çelişkiden... O yol ne olursa olsun yokluğuna alışamayacağım için beni bağışlamanı isteyeceğim senden ama kalanın sözlerini duyar mı ki giden?.. Bu derin sessizliği taşımaya gücüm yeter mi dersin annem?..



5 Aralık 2016 Pazartesi

Deniz olunmalı...


















Denizin üstünde ala bulut, yüzünde gümüş gemi...
İçinde sarı balık,dibinde mavi yosun...

Bulut mu olsam, gemi mi
Balık mı olsam yoksa yosun mu?

Deniz olunmalı demiş Nazım
Bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla...

23 Kasım 2016 Çarşamba

Bir takvimi tersten yaşardık eğer isteseydin...

elim bazen unutuyor el olduğunu
uzanıyor göğü tutayım diye
dağın iki yanından
akan iki ırmağı
tutup örmek istiyor
saçların niyetine

seni dağlar kadar özledim.

gözlerin iki ak nilüfer gibi
yüzünün göl güzelliğinde
acemi bir kayıkçı parmak uçlarım
o iki nilüferin orta yerinde
boğuldu boğulacak dokunuşlarım

seni sular kadar özledim.

kalbim bazen unutuyor kalp olduğunu
sana yer açmak için
içindeki evreni
yığıyor bir köşeye
yollara sırt dönüyor
kentlerden vazgeçiyor
göğsümün kafesinden
kendine kanat yapıyor

seni gökler kadar özledim.


Barış Çelimli / Kırlangıç Üşümesi

11 Kasım 2016 Cuma

Rubato - Yağmurlar



Senin için şiir yazdım. göstermiştim, "şu heves sensin, şu incinmiş gurur sen, şu utangaç aşk, şu posta caddesindeki daktilo sesi, çocukların okul dönüşü sevinci sen..." kuşkuyla bakmıştın yüzüme. Kirpiklerin içime dökülüvermişti. Farklı zamanlarda farklı yerlerde susarak büyümüş iki çocuktuk biz, kendisini sevmeyi bilmeyen...Yanımızda birisi olmadan sevincimizden utanırdık... Kimbilir kaç hayat, evimizde, bizden çok soluk aldı... Sonra harfler girdi yoksulluğumuza...Sonra dünyanın bütün mazlumları... Ellerimizde başkalarının rüyası, bir varoluş acısıydım önünde... Yazmaya, okumaya ayırdığım zamanlar senin de zamanlarındı...
"Tenha gezen evliyam" dedim... Ben gittim harf harf dağıldım...Sen...tamamladın mı cümleni?..

Erkeğim; sen gül, vazgeçtim rüyalardan...

yaşamak sessizce...